Yaya Geçidinde Ölüm: Sürücüye 10 Taksitle 30.400 TL Para Cezası

Yaya Geçidinde Ölüm: Sürücüye 10 Taksitle 30.400 TL Para Cezası

Antalya’nın Alanya ilçesinde, yaya geçidinden geçmeye çalışan Kazakistan vatandaşı Aliya Kulmagambetova, bir sürücünün çarpması sonucu hayatını kaybetti. Olayda %100 kusurlu bulunan sürücü Fatma E., 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak bu ceza, mahkeme tarafından 30.400 TL adli para cezasına çevrilerek, 10 taksitte ödenmesine karar verildi. Karar, kamuoyunda tartışmalara neden oldu.

İki yıl önce tatil amacıyla Alanya’ya gelen Aliya Kulmagambetova, karşıdan karşıya geçmek üzere yaya geçidini kullanırken bir otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. Olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan Kulmagambetova, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamadı.

Kazayı yapan sürücü Fatma E., olay sonrası ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü. İfadesinde, Kulmagambetova’nın kulağında kulaklık olduğunu, kendisinin kornaya bastığını ancak uyarının duyulmadığını, frene bastığı halde aracın duramadığını belirtti.

Mahkemenin Kararı: Ceza Neden Adli Para Cezasına Çevrildi?

Mahkeme, kazayla ilgili yürütülen yargılama sonunda Fatma E.’nin “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Ancak bu ceza, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde adli para cezasına çevrildi. Sürücünün ödeyeceği toplam miktar 30.400 TL, ödeme şekli ise 10 taksit olarak belirlendi.

TCK 85 ve TCK 50. Madde

Fatma E.’ye verilen cezanın adli para cezasına çevrilmesinde temel hukuki dayanaklar:

  • TCK 85. madde: Taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu düzenler. Bu maddeye göre, bir kişinin dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu bir başkasının ölümüne neden olması durumunda 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası öngörülür.
  • TCK 50. madde: Mahkeme, belli şartlar oluştuğunda hapis cezasını adli para cezasına çevirme hakkına sahiptir. Bu şartlar arasında sanığın sabıkasız olması, pişmanlık göstermesi, olayın “bilinçli taksir” değil “basit taksir” kapsamında değerlendirilmesi gibi unsurlar yer alır.

Bu olayda da sürücünün ilk kez suç işlemiş olması, mahkemeye göre pişmanlık göstermesi, kaçma teşebbüsünde bulunmaması gibi nedenlerle hapis cezası adli para cezasına dönüştürülmüş olabilir. Gerekçeli karar yazıldıktan sonra daha net bilgi sahibi olabiliriz.

Toplumsal Tepki ve Tartışma: Adalet Yerini Buldu mu?

Verilen karar, özellikle kamuoyunda “cezasızlık algısı” yarattı. Bir yayanın, hem de yaya geçidinde hayatını kaybettiği bir olayda, sorumlu bulunan sürücünün yalnızca taksitlendirilmiş bir para cezasıyla süreci kapatması, adalet duygusunun zedelenmesine neden oldu.

Adli para cezalarının, mağdur yakınları açısından hiçbir caydırıcılığı olmadığı yönünde ciddi eleştiriler gelirken; hukukçular, bu tür kararların yasalar çerçevesinde “meşru” olduğunu ancak toplum vicdanı açısından sorunlu olduğunu belirtmektedir.

Bu olay, Türkiye’de trafik kazalarına karşı uygulanan cezaların ne kadar caydırıcı olduğu, yaya haklarının ne derece korunduğu ve yargının bu tür olaylara nasıl yaklaştığı konusunda önemli soruları gündeme getirdi.

  • Yaya geçidinde yürüyen bir kişinin ölümü gibi net bir ihmalde verilen cezanın para cezasına çevrilmesi ne kadar adil?
  • Mevcut yasalar, yaya güvenliğini yeterince koruyor mu?
  • Para cezası, benzer ihmallerin önüne geçebilir mi?

Bu sorular, yalnızca bu dava özelinde değil, genel olarak Türkiye’deki trafik adaleti anlayışının yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.

Elbette. Aşağıda, sürücünün trafik kazasında %100 kusurlu olduğu bir durumda TCK 85. madde kapsamında neden az ceza aldığı, bu cezanın neden adli para cezasına çevrildiği detaylı bir şekilde açıklanmıştır.

Trafik Kazasında Yayanın Yaralanması ve Sürücünün Cezai Sorumluluğu: TCK 85. Madde Kapsamında İnceleme

Trafik kazaları, modern yaşamın kaçınılmaz bir gerçeği haline gelmiş olup, özellikle motorlu taşıtların karıştığı yaya kazaları hem can güvenliğini hem de hukuki sonuçları itibariyle büyük önem arz etmektedir. Bu tür kazalarda, sürücünün kusur oranı, mağdurun durumu ve kast unsuru ceza hukukunun temel belirleyicilerindendir.

Bu çalışmada, bir trafik kazasında yaya olan vatandaşa çarpan ve %100 kusurlu bulunan bir sürücünün, TCK 85. madde kapsamında neden daha az ceza aldığı ve bu cezanın neden adli para cezasına çevrildiği ele alınacaktır.

TCK 85. Madde: Taksirle Öldürme

TCK 85. maddeye göre:

“Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

(2) Fiil, birden fazla kişinin ölümüne veya bir kişinin ölümüyle birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa, faile iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Ancak dikkat edilmelidir ki, bu madde ölümle sonuçlanan kazalar için geçerlidir. Soruda yer alan olayda yaya hayattadır ve yalnızca yaralanmıştır. Bu durumda TCK 89. madde (Taksirle Yaralama) devreye girer.

TCK 89. Madde: Taksirle Yaralama

“Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.”

Eğer yaralanma kalıcı bir iz bırakmamışsa ve hayati tehlike oluşturmuyorsa, genellikle bu suç “basit taksirle yaralama” olarak değerlendirilir.

Neden Az Ceza Verilir?

Her ne kadar sürücü %100 kusurlu olsa da, kazanın kasten değil, taksirle (yani istemeden) meydana gelmiş olması nedeniyle ceza daha hafif belirlenir. Çünkü ceza hukukunda kast ile işlenen suçlar daha ağır şekilde cezalandırılırken, taksirle (dikkatsizlik, özensizlik, trafik kurallarını ihmal etme) işlenen suçlarda cezalar daha düşük tutulur.

Bu farklılığın nedeni, ceza adaletinin temel prensibi olan failin suça yönelik iradesidir. Bir kişi, zarar vermek amacıyla hareket etmemiş, ancak ihmaliyle zarar vermişse, cezalandırmada bu durum dikkate alınır.

Adli Para Cezasına Çevrilme Sebebi (TCK 50. Madde)

TCK’nın 50. maddesi, kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesine olanak tanır:

“Kısa süreli hapis cezası (bir yıl veya daha az süreli) adli para cezasına çevrilebilir.”

Taksirle yaralama suçu genellikle:

  • İlk defa suç işlemiş sanıklar,
  • Sabıkasız geçmiş,
  • Zararın giderilmiş olması (örneğin mağdurun tedavi masraflarının ödenmesi),
  • Pişmanlık gösterilmesi gibi hafifletici nedenler varsa,

mahkeme, hapis cezasını adli para cezasına çevirebilir. Bu para cezası günlük birim üzerinden hesaplanır.

Trafik kazasında yaya olan bir vatandaşın yaralanması ve sürücünün %100 kusurlu bulunması, kusurlu kişinin ceza almasını kaçınılmaz kılsa da, cezanın derecesi failin kastının bulunup bulunmadığına, suçun ağırlığına, mağdurun durumuna, ve failin kişisel geçmişine bağlı olarak değişir.

Bu tür olaylarda sürücüler, genellikle taksirle yaralama suçundan daha az ceza alırlar çünkü amaç zarar vermek değil, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucudur. Mahkemeler, cezanın iyileştirici ve eğitici yönünü dikkate alarak, bu cezaları adli para cezasına çevirebilmektedir.

“Adaleti savunmaktan vazgeçtiğimizde, hukukun üstünlüğü tehlikeye girer. Adaleti savunmak, ona inanmak ve uygulamak, özgürlüğümüzü korumanın temelidir.” by Robert F. Kennedy

Hemen Arayın